Rekor Konusu ( Aklına İlk Geleni Yaz )

hepinizden o kadar çok korkuyorum ki, nereye saklanacağımı şaşırdım.

siz insanlar bana ne yaptınız böyle?

nefret ediyorum sizin toplumunuzdan da, sistemlerinizden de, tek tip insan modelinizden de.

en güzel yıllarımı saçma sapan derslere çalışarak,

sizlere kendimi beğendirmek için çabalayarak,

sizleri memnun etmek için uğraşarak geçirmekten yoruldum.

ne yaparsam yapayım birileri rahatsızlık duyuyor.

kendinizi mükemmel görmekten asla vazgeçmeyeceksiniz değil mi?
 
Bana kimse “sahip olduğun güzelliklerin kıymetini bil” dememişti ama şimdi ben size söylüyorum: sahip olduğunuz herkesin, her şeyin kıymetini bilin. çünkü bir kere yitirdiğiniz zaman bin kere de deneseniz, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, geri gelmiyor. sahip olduklarınızla mutlu olun ve aklınızdaki tek şey bu olsun. ortada hiçbir şey yokken kendinize dertler yaratıp üzülmeyin, sevdiklerinizle olan vaktinizi sonuna kadar kullanın, iyi geçirin. çünkü yitirdikten sonra anlıyorsunuz kıymetini, ama çok geç oluyor...
 
Sarılsan da biraz Aşk koksa üzerim...
 
Hiç dostum yok Margaret; başarının heyecanıyla tutuştuğum anlarda sevincimi paylaşacak kimsem olmayacak. Hayal kırıklığına uğrarsam, etrafımda beni derdimden uzaklaştırmaya çalışacak kimseyi bulamayacağım.
 
Ne Mutlu Türküm Diyene!
 
29033_465528563495864_1389718492_n.jpg
 
Yalnızlık: Bakışlardan uzak olmanın hoşluğu.
 
"İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek."

Albert Camus
 
“Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum; tek istediğim, yüzümü kucağına koymak, başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak..”
 
“Bir kez olsun bana kendimden kurtulup derin bir nefes alma zevkini tattır.”
 


- İnsan neden kendi kendinden nefret eder?
+ Korkaklık belki de. Ya da hiç yakanı bırakmayan yanılmak korkusu, başkalarının senden beklediklerini gerçekleştirememek korkusu.

 
Bazı zamanlar yanlızlık "mutlulugun" ta kendisidir.
 
Bisiklet sürerken ilk kez ellerini bırakan çocuk gibi aptalca bir sevinçti seni sevmek, ta ki düşüp dizlerim kanayana kadar.
 
Bugun neysen sen o'sun ve bunu dün yaptığın seçimlere borçlusun.
 
" Onu sevebilirdi - o bunu hiçbir zaman bilmeyecek olsa da. Onu ne kadar özlediğini, gün boyu aklından çıkmadığını, akşam yemeğine beklediğini, yabancı olduğu için, insanların ona karşı komplo kurmalarından kaygılandığını düşünmek, bu duyguları yaşamak için ondan izin alacak değildi.
Özgürlük buydu işte: Kalbinin istediği şeyi hissetmek ve bunu başkalarının düşüncelerine bağlı olmadan yapmak...
Özgürdü, çünkü aşk insanı özgür kılıyordu."

' Paulo Coelho '
 

Şu an sadece sarılmaya ihtiyacım var, dedim ona. insanlık kadar eski olan bu hareket, iki vücudun kavuşmasından çok daha fazlasını ifade eder. sarılmanın anlamı şudur: senden bir tehlike sezmiyorum, yanında olmaktan korkmuyorum, rahatlayabilir, kendimi yuvamda hissedebilirim, beni koruyan ve anlayan birisi var. bizde birine her isteyerek sarıldığımızda ömrümüzün bir gün uzadığına inanılır. lütfen şimdi sarıl bana.
Paulo Coelho

 
"Doğduğumuz andan ölene kadar hayatımız sürekli bir yolculuktur. Manzara değişir, insanlar değişir, ihtiyaçlar değişir ama tren hep ileri gider. Hayat bir trendir, tren istasyonu değil."
 
Geri
Üst