Elazığ'da deprem ölü sayısı 17

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan ECRİN90
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
seda büyük geçmiş olsun.Allah ölenlere rahmet kalanlara sabır versin...
 
şu an ismini hatırlayamadığım bir profesör 2 sene içinde Elazığ ve çevresinde bir deprem olacağını söylemişti..Devlet bununla ilgilenmedi.Çünkü onların gözünde doğu illerinin tek sorunu terör.bunu çözmek(!) için uğraşırken onlarca insan hayatını kaybediyor.Tutturmuşlar bir kürt sorunu gidiyor.
Japonya da ve gelişmiş ülkelerde deprem bir doğa olayıdır.Bizim içinse büyük felaket..hatta küçük kıyamet.Hayatını kaybeden insanlara yazık.İhmalin sonucudur bunlar.İnsan hayatı ucuzdur bu ülkede.ne yazık ki..
 
Arkadaşlar tüm Türkiye'ye geçmiş olsun...Çok zor birşey deprem.Allah kimseye o anları yaşatmasın..
 
Yakınlarını kaybedenlerın başı sağ olsun... Çok buyuk gecmış olsun... RABBIM daha buyuk felaketlerden korusun
 
Çok teşekkür ediyorum Onur. Gerçekten acı bir durum..

Belki merkezde olsaydı bu kadar can kaybı yaşanmayacaktı :( Elazığın ücra bir köyü.. Televizyonda deprem değil, kerpiç faciası deniliyor.Evet doğru. Binalar betonarme yapılı olsa sonuç daha çok değişecekti belki ama bir düşünün.. Hayvancılıkla geçinen, yoksulluğun pençesinde, kendi kendilerine yeten bir köy halkı.. Hangi parayla kalkıp betonarme bina inşa edebilirler ki? Onlar da istemez miydi o evlerde yaşamayı? Bunun faturasını devlete kesmek daha doğru.. Kerpiç binada yaşayanlar değil, deprem bölgesi oldugunu bildikleri halde,onları orda yaşatanlar utansın!
 
başımız sağ olsun :( türkiye deprem bölgesi ... kerpiç evleirn olması ölü saysını tetikledi... bende 1999 depremini yaşayan biriyim seni çok iyi anlıyabiliyorum sedacımm...
 
Köprü...

O sene üniversiteli gençler, neredeyse o bölgenin sembolü "Zap Suyu"na köprü yapmaya karar verdiler.
Rozet satarak, çöplüklerden kâğıt toplayarak, harçlıklarını biriktirerek malzemeleri aldılar.
60'lı yılların sonuna doğru, kalıp tahtaları ve çimentolarla Zap Suyu'nun kıyısına vardılar.
Kızların-oğlanların ellerinde kürek, kazma vardı.
Suyu geçemedikleri için hastaları ölen, çocukları okula gidemeyen köylüler, yamaçlardan onları izlediler. Şarkılar söyleyerek kendilerine "köprü" yapmakta olan bu gençleri kimileri "Komünistler geldi" diyerek ihbar etti, kimisi onların "dinsiz" olduğunu anlattı çevreye...
"Köprü"yü yapan fidanları sonradan yargılayıp astılar...
Zaten sonunda "köprü" de dinamitle havaya uçuruldu.


*

Kaç gündür dilimin ucuna gelen ama yazmak istemediğim yazıdır bu.
Çağdaşlık ile ilkellik arasındaki "köprü"yü yüreğinde kuramayanların yine hazin öyküleri var dünkü gazetelerde...
Necati Doğru, deprem bölgesinden seçilmiş milletvekillerinin hangi aşiretin ya da hangi tarikatın adayı olduklarını sıraladı bize.
Umur Talu dünkü yazısında, "Ben one minute diyen Başbakan istiyorum. Memleketin Osmanlı güzelliklerine ihtiyacı var" diyen Elazığ valisini hatırlatıyordu.
Ben de ekleyeyim:
Son milletvekili seçimlerinde AKP'nin Elazığ'da aldığı oy yüzde 57.20...
Öbür tüm partilerin aldığı oy yüzde 30 bile değil...

*

Aslında uygarlık ile çağdışılık arasındaki "köprü"yü bilinçlerinde ve yüreklerinde kuramayanların yıkım öyküleridir bu yaşadıklarımız...
Sadece kendileri kalmıyorlar yıkıntıların altında... Masum bebekler, çocuklar, gençler, kadınlar...
Ve biz, hepimiz...
Medeniyet bir adım ötede...
Uygarlık hemen şurada...
Çağdaşlık yanıbaşımızda...
Ama kimliksizlik, bilinçsizlik, mahkûmiyet, ümmetlik, kulluk ile çağdaşlık arasında köprüler kurulamadı...
Olmadı...
Olmuyor...
B.Coşkun
 
Geri
Üst