Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Ben bekleyebilirim
Hayatın baharına tutunup
Kışı geçiririm
Ağlamalarım bitene, yalnızlığım gidene kadar
Uyanırım sabahları, umudumun suyunu veririm
Bir şarkı söylerim sana
Sözlerini bilmediğim
Seni severim o bilmediğim şarkı gibi
Öpüşmeyi özlerim senle
Hiç öpüşmedik ki diyeceksin soranlara
Olsun, sen beni sevdin mi hiç
Ama ben seni özleyebiliyorum
Bu da benim yeteneğim
Olmasanda severim seni
Hatta ayrılırım senden, haberin olmaz...
Aşk her diLde aynı diyorLardı.
Ama aşkın hangi diLe mukabiL oLduğunu kimse biLmiyordu.
Şehrin vakanüvistLeri kendi usaresinde yatan müessir korkuya biat etmişti.
Ve yeise düşen her gönüLde bir LeyLa düşLemesiydi
AŞK...
Şimdilerde; asla uğrak haline gelememiş bir yolun sabrıyla bekliyorum seni, hiçbir yere varamayacak olduğumu bile bile hem de… Gelmiyorsun, hiç gelmiyorsun…
Sen hiç kindar bir kalemin, o yaldızla süslenmiş kâğıtları
Ne kadar kanatabileceğine şahit oldun mu bilmem¿
Aslında lafı gevelemeye hiç de gerek yok, açıkçası ben;
Bu yarada biraz da senin tuzun olsun istemem!
Zamansız bir masaldayım
Ne kahramanları kalmış masalımın
Ne de beni yüz yılımın uykusundan uyandıracak “ beyaz atlı bir prens” hayalim var
Kirlenmiş düş’lerim
Ellerim çürümüş,morarmış,
Hayallerim kokuşmuş
Kalbimin kapısı pas tutmuş
Açmak ne mümkün
La mekandayım
Zamansızım…….
Ne zamandır artık hayatın puslu, soğuk bir sonbahara döndüğünü sanıyordum. Seni gördükten sonra birdenbire güneşli bir sabaha uyandım. Şimdi dünyanın neresine gidersem gideyim, hangi mevsimde olursak olalım, seni düşündüğüm zaman (hayır, yanlış söyledim çünkü senin yüzün, gülüşün hep benim yanımda) hep güneşli, ışıltılı bir gün yaşıyorum. Acaba benim için dünyanın ışığını değiştirdiğinin farkında mısın¿