Gün Doğarken

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan edalım
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

edalım

Kayıtlı Öğrenci
Uykunun güvenli kollarına bırakmak kendini,kapatmak kapılarını düş dünyasının,
seçmektir kolay olanı.Bizim hükmümüz geçer orda.İstemediğimiz hiçbirşey olmaz. Oysa dışarıda akıp giden hayata geçmez sözümüz.
Tedirginliğimiz;sözümüzün geçmediği bu yerde kabul görememekten çekindiğimizdendir.
Şaşkınlığımız;bu dünyanın kendi kuralları olduğunu görüp,savunmasız kaldığımızdandır.
korkularımız ise yitirmişken tüm kalkanlarımızı,bir darbeyle yerlebir olup,zaten için için kanayan yaralarla dolu olan bedenimizi toparlayamayacağımızı hissetmemizdendir.
Oysa ki kapanmasak, duvarlarını bazen nefretle,bazen kırık bir kalple,bazen de unutulmuş çocuk gülümsemeleriyle ördüğümüz düşten kalemize, asıl mapushanenin dışarıda değil içimizde olduğunu görürüz.
Sığındığımız düşlerin bizi nasıl da tutsak aldığını ve mapushane dediğimiz dış dünyadaki tüm zorluklarına rağmen varolabilmenin ve herşeyi değiştirebilme şansının gerçek özgürlük olduğunu,bizim yarattığımız sahte pırıltılı düşlerimize inat,güneşin karanlıkların üzerine hergün bıkmadan doğmasını ve aslında hayatın anlamının bununla ifade edildiğini hissedebiliriz.Bunun için bir gün, sadece bir günlük bile olsa, gündoğarken kalkın ve güneşin dünyayı nasıl aydınlattığını,ışığın kaynağını görün.
 
Harikulade bi paylaşım. Teşekkürler edalım
 
UykU!!!
anne rahminde kıvrılıp uyuruz sonra günü gelir ve bambaşka bir aleme itiliriz. ilk defa karşılaştığımız oksijenli havanın ciğerlerimize girmesiyle başlar dünya çilesi
ama o sıcak rahat yeri bünye özler çok özler özellikle bebeler çok uyurlar günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirirler yaş ileredikçe azalır.
ne dersiniz uyuma isteğimizin temelinde özlediğimiz anne rahmi olabilirmi? yada şöyle sorayım en rahat uyuduğumuz pozisyonun ceninlerin uyuduğu pozisyon olmasını nasıl izah edebiliriz.


eda konunla bağlantılı oldumu bilmiyorum ama bunlar geldi içimden
teşekkür ediyorum hissettirdiğin için
 
UykU!!!
anne rahminde kıvrılıp uyuruz sonra günü gelir ve bambaşka bir aleme itiliriz. ilk defa karşılaştığımız oksijenli havanın ciğerlerimize girmesiyle başlar dünya çilesi
ama o sıcak rahat yeri bünye özler çok özler özellikle bebeler çok uyurlar günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirirler yaş ileredikçe azalır.
ne dersiniz uyuma isteğimizin temelinde özlediğimiz anne rahmi olabilirmi? yada şöyle sorayım en rahat uyuduğumuz pozisyonun ceninlerin uyuduğu pozisyon olmasını nasıl izah edebiliriz.


eda konunla bağlantılı oldumu bilmiyorum ama bunlar geldi içimden
teşekkür ediyorum hissettirdiğin için

Ben teşekkür ederim By_tr.Konuyla bağlantılı olsa da olmasa da güzeldi yorumun ,hissettiklerin.Ne kadar büyüsek de hepimizin içinde anne sıcaklığına ve güvenine ihtiyaç duyan küçük çocuklar var.(İnsan bildiği yerde huzurlu ve mutludur.Anarahmide en huzurlu olduğu yerdir insanın)Hala cenin halinde uyuma alışkanlığımız, bilinç altımızın en rahat dışavurum yeri olan uykuda ortaya çıkıp,beden diliyle ruhumuzu yansıtmasıdır,imdat çağrısıdır belkide...
 
Ben teşekkür ederim By_tr.Konuyla bağlantılı olsa da olmasa da güzeldi yorumun ,hissettiklerin.Ne kadar büyüsek de hepimizin içinde anne sıcaklığına ve güvenine ihtiyaç duyan küçük çocuklar var.(İnsan bildiği yerde huzurlu ve mutludur.Anarahmide en huzurlu olduğu yerdir insanın)Hala cenin halinde uyuma alışkanlığımız, bilinç altımızın en rahat dışavurum yeri olan uykuda ortaya çıkıp,beden diliyle ruhumuzu yansıtmasıdır,imdat çağrısıdır belkide...

buda güzeldi
hayatı böle sorgulamak daha bi anlamlandırıyor sanki
 
paylaşım için çok teşekkürler...
 
Geri
Üst Alt