Diyojen hiç soylu bir kadınla birlikte olmamıştı. Bunu hep merak ediyordu. Bir gece arkadaşları ona soylu bir kadın getirdiler; ama bir şartları vardı. Kadın çok utandığı için herhangi bir lamba yakması yasaktı. Diyojen'in. Bu muhteşem geceyi o soylu kadınla geçiren filozof, belli bir saatten sonra uyuyakaldı. Diyojen henüz uyanmadan kadın odayı terk etmişti. Çok geçmedi arkadaşları geldi ve:
-Geçen nasıl geçti¿
diye sordular.
-Muhteşem.
dedi Diyojen. Bu cevap karşısında arkadaşları kahkahalarla gülmeye başladı. Gülüyorlardı; çünkü Diyojen'i kandırmışlardı. İçlerinden biri:
-Ama o kadın bir soylu değildi. Biz seni kandırdık. Gece seninle olan kadın kesinlikle bir köleydi.
dedi.
Hep beraber gülüştüler sonra,
-Anladım.
dedi. filozof.
-Neyi Anladın¿
diye sordular.
-Lambalar sönükken, bir soyluyla kölenin aynı olduğunu anladım.
dedi.
Diyojen felsefesini bütün insanların cinsiyet ayrımı yapmadan, herkesin eşit olduğu gerçeğinin üzerine kurmuştu...
-Geçen nasıl geçti¿
diye sordular.
-Muhteşem.
dedi Diyojen. Bu cevap karşısında arkadaşları kahkahalarla gülmeye başladı. Gülüyorlardı; çünkü Diyojen'i kandırmışlardı. İçlerinden biri:
-Ama o kadın bir soylu değildi. Biz seni kandırdık. Gece seninle olan kadın kesinlikle bir köleydi.
dedi.
Hep beraber gülüştüler sonra,
-Anladım.
dedi. filozof.
-Neyi Anladın¿
diye sordular.
-Lambalar sönükken, bir soyluyla kölenin aynı olduğunu anladım.
dedi.
Diyojen felsefesini bütün insanların cinsiyet ayrımı yapmadan, herkesin eşit olduğu gerçeğinin üzerine kurmuştu...